Günümüz dünyasında hepimiz birer gezgin gibiyiz. Elimizde en yeni telefonlar, bizi sürekli meşgul eden uygulamalar, yapılacaklar listeleri var. Her şey planlı, her şey organize görünüyor. Ama garip bir şekilde, tüm bu teknolojik “rehberlere” rağmen hâlâ yönümüzü kaybetmiş hissediyoruz.
Sanki zihnimizin içinde küçük bir hamster var ve tekerleğinde durmadan koşuyor. Enerjisini harcıyor, adımlarını atıyor ama aslında hiçbir yere gitmiyor. Onunla birlikte yorulu-yoruz, uğraşıyoruz; hatta bazen hızlanıyoruz ama yine de aynı yerde dönüp duruyoruz.
Elimizde en son model pusula olsa bile, yanlış patikada koşuyormuşuz gibi geliyor. Çünkü asıl mesele pusulaya bakmak değil; zihnimizdeki hamster’a küçük bir kahve ısmarlamak! Bu sayede minik hamster artık amaçsızca bir döngü içerisinde koşmayı bırakacak ve biraz durup sakinleştiğinde de-ğerlerimizin etrafında yeni hedefler belirleyecek ve doğru yolu arayabileceğiz.
Her gün bir yerlere koşuyoruz: projeler, toplantılar, hedefler… Ama çoğumuzun içinde sessiz bir fısıltı var: “Doğru yöne mi gidiyorum?”
Sorun haritalarımızın eksikliği değil. Sorun, varmak istediğimiz yerin ruhumuzla uyumlu olmaması. Çünkü bize sunulan başarı haritaları çoğu zaman başkalarının rotası için çizilmiş.
Bu kitap sana yeni bir harita vadetmiyor. Daha iyisini yapıyor: Kendi haritanı çizebilmen için bir pusula veriyor.
